Küçük Deniz Kızı – Hikayeler Oku


Zamanın birinde okyanusun dibinde birbirinden farklı deniz canlıları yaşarmış. Bu canlılar arasında devasa balinalar, neşeli yunuslar, rengarenk balıklar ve bir de sevimli bir deniz kızı varmış. Aslında okyanusun görülmeyen karanlık yerlerinde deniz erkekleri ve denizkızları yaşar, ancak evleri çok derinlerde olduğu için kimse onları bilmezmiş. Kralın kızı olan küçük denizkızı da 6 ablası ve bir de büyükannesiyle birlikte sarayında yaşıyormuş. Babaannesi ona hep insanları, kasabaları anlatıyor, küçük deniz kızı ise dinledikçe meraklanıyormuş. Suyun üzerinde neler olup bittiğini düşündükçe heyecanlanan denizkızı kral babasına yalvarıyor, ancak kral onun karaya çıkmasına izin vermiyormuş. Küçük denizkızının suyun üzerine çıkabilmesi için kraldan tacını alıp kraliçe olacak kadar büyümesi gerekiyormuş. Babasından bir türlü izin alamayan denizkızı arkadaşı balinaya gidip yalvarmış. Onun merakını ve üzüntüsünü gören balina ise denizkızını ağzının içine almış ve onu suyun üzerine götürmeye söz vermiş. Suyun yüzeyine vardıklarında balina ağzını açmış ve denizkızı dışarı çıkıvermiş.

Dalgaların arasında yüzmeye başlayan denizkızı büyük bir hayranlıkla gökyüzünü izlerken birden çok güzel bir flüt sesi duymuş. Flüt sesi bir gemiden geliyormuş. Bu gemide yeryüzü krallığının prensi doğum gününü kutluyor, partide flütler çalınıyormuş. Denizkızı çok beğendiği flüt sesine şarkı söyleyerek eşlik etmiş. Bu sırada prens sesini duymuş ve hayran olduğu bu sesin sahibine aşık olmuş. Tam sesin nereden geldiğini görecekken denizkızı korkmuş ve ürküp suya geri dalmış.

Tüm bunlar olup biterken okyanusun en karanlık yerinde yaşan cadı ise denizkızını sihirli cam küreden izliyormuş. Onların mutluluğunu bozmak isteyen cadı aniden suyun üzerinde bir fırtına çıkarmış. Bu fırtına o kadar güçlüymüş ki prensin gemisini batırmış. Prens fırtınanın içinde suya düşüp sürüklenmeye başlamış. Denizkızı bunu görünce hemen prensi kurtarıp karaya çıkarmış. Gözlerini açan prens gördüklerine inanamamış, ona karaya bırakıp giden bir kız ufuk çizgisinde yüzerek denizin derinliklerine doğru gidiyormuş.

Küçük denizkızı eve döndüğünde babası durumu anlamış ve öfkeden deliye dönmüş. Bir daha insanlarla konuşmasının yasak olduğunu söylemiş ve ona okyanustan asla ayrılmamasını tembihlemiş. Bu duruma üzülüp kederlenen denizkızı suyun altına öylece yüzerken aklına cadı gelmiş. Cadıya gidip prensi bir daha görmek için ne gerekiyorsa yapacağını söyleyecekmiş. Cadı ise bu iyiliği karşılıksız yapmayacakmış. Küçük denizkızından güzel sesini istemiş. ‘Sana bir büyü yapacağım. Sesin benim olacak, ancak şimdi suyun üzerine çıkarsan tam 3 gün boyunca ayakların olacak. Bir insana dönüşüp prensi onu sevdiğine ikna edebilirsin ama sesin benim.’’ demiş. 3 günün sonunda prensi ikna edemezse sonsuza kadar okyanusa hapsolacağını söylemiş.

Denizkızı suyun üstüne çıkıp prensi bulmuş ama sesi olmadığı için ona bir türlü gerçekleri anlatamıyormuş. 3 gün boyunca uğraşmış, didinmiş, prens ise sesine aşık olduğu denizkızını arıyor, ayakları olan bu sıradan insanın aşık olduğu kız olmasına ihtimal dahi vermiyormuş. Tam 3 günün sonunda okyanuslar kralı çıkıp gelmiş. Kızının aşkı için ne kadar uğraştığını görünce büyüyü bozmuş ve onu sonsuza kadar sesi olan bir insana çevirmiş. Cadıyı da cezalandırmayı unutmamış. Denizkızı ve prens ise evlenerek karadaki saraylarında sonsuza kadar mutlu mesut yaşamışlar.



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Kedili Bahçe

Tarih ne için vardır? | Kolay Tarih