Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, diyarlardan uzak bir diyarda bir orman varmış. Bu ormanda pek çok ağaç olsa da bolca elma ağacı olduğu bilinirmiş. Bu ağaçlarda yetişen elmalar öyle güzelmiş ki elmaların ününü duyan herkes ağaçların yanına gelir, orada eğlenip kutlama yapmayı tercih ederlermiş. Ancak başka bir köyden olacak ki yabancının biri bir gün gelip bu elma ağaçlarını tek tek kesmiş. Geriye sadece tek bir üzgün elma ağacı kalmış.

Zavallı yalnız elma ağacı arkadaşlarının birer birer kesilip yere düştüğünü gördükçe kahroluyor, ancak elinden hiçbir şey gelmiyormuş. En sonunda bu elma ağacı da kahırdan kederden küçücük kalmış, yaprakları, dalları solup dökülmüş, artık elma veremez olmuş. Bir zamanlar sulu elmaların dallarından sarktığı, mis gibi koktuğu ağaç, şimdi görenin yüzüne bakmayacağı haldeymiş. Günlerden bir gün güzel sesli bir bülbül uçup bizim yalnız elma ağacının üzerine konmuş. Aslında ilk başta bu küçük ve cılız ağacı es geçip gidecekmiş ama onun üzüntüsünü görünce bir derdi olduğunu anlamış, dayanamayıp yanına gelmiş.

‘Merhaba’ demiş bülbül, ‘Bir derdin mi var senin?’. Elma ağacı uzun zaman sonra ilk kez birinin kendisiyle konuştuğunu fark edince bir hayli şaşırmış. ‘Tüm arkadaşlarımı bir bir kestiler güzel bülbül’ demiş, ‘Eskiden buralarda çok dostum vardı, şimdi kimsem de yok konuşma arzum da.’ demiş. Bülbül sormuş elma ağacına ‘Peki mutlu musun bu yalnız halinden?’’ Ağaç ise öfkelenmiş bu soruya, bülbüle başlamış kızmaya: ‘Nasıl mutlu olayım, eskiden herkes yanıma gelir, kutlamalar, şölenler yapardı. Şimdi ne onlara verecek elmam kaldı, ne de onlarla geçirdiğimiz güzel günler. Ben mutsuz olmayayım da kim olsun!’’

Bülbül sakinlikle yanıt vermiş elma ağacına, ‘Olur mu öyle şey, güzelleşmek de mutluluk da senin elinde’’ demiş.  Daha da kızmış ağaç bu yanıta: ‘Saçmalama, nasıl benim elimde olsun, bu durumda ben ne yapabilirim?’’ diyerek bağırmış. Bülbül ise hala sakinliğini koruyormuş. ‘Evet, belki dostlarını geri getiremeyiz. Ancak senin neşelendiğini, yeniden yapraklarının yeşerdiğini, meyveler verdiğini bir düşünsene. Herkesin eski günlerde gelip de yapraklarının altında gölgelere uzandığını hatırla hadi. Mutlu hissedersen o günlere dönmek mümkün.’’ demiş.

Bir an durup düşünen elma ağacı önce kızdığı bülbülün bu sözlerine hak vermiş. Eski güzel günleri düşünmüş. O zamanlar neşeli olduğu için meyve veriyor, meyve verdikçe daha da neşeleniyor, başkalarını da mutlu edebiliyormuş. Bu düşünceyle umutlanmış elma ağacı, kendini mutlu etmek için iyi günleri düşünmüş, içinde umudun sıcaklığını hissetmiş. Hissettikçe yeniden neşelenmiş. Baharın da yaklaşmasıyla havalar ısınıyor, onun da mutluluğu gün geçtikçe artıyormuş. En sonunda yeniden meyveler vermiş elma ağacı, büyümüş, uzamış, yeşillenmiş, serpilmiş adeta. Yaz da gelince insanlar pikniğe gelir olmuş elma ağacının yanına. Onun gölgesinde dinlenen çocuklar, onun sulu elmalarıyla karınlarını doyuruyormuş artık. Ağaç o yaz anlamış bülbülün ne kadar haklı olduğunu. Artık biliyormuş ki nasıl hissediyorsak hayat da öyle gelişir, umut varsa sonunda mutluluk da vardır.



Leave your vote


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Tepkiniz nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Elma Ağacı ile Akıllı Bülbül

close

Log In

Forgot password?

Don't have an account? Register

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.

Send this to a friend