1
abdurrahman uzun

THE ECONOMİST TEN ÖTENAZİ KAPAĞI



Telegram sayfamız: https://t.me/adilipak

Facebook Sayfamız : https://www.facebook.com/dilipakabdurrahman/

Instagran Sayfamız: https://www.instagram.com/abdurrahmandilipak/

Twitter Sayfamız : https://twitter.com/aDilipak

Linkedin Adresimiz : https://www.linkedin.com/in/abdurrahman-dilipak-b47432a7

Web Sitemiz : http://dilipak.com/

Kaynak abdurrahman uzun

35 Yorum

  1. Abdurrahman Dilipak üstada ilk defa bir konuda katılmıyorum lucid dream ruya farkındalığıdır , doğduğun andan itibaren hayal gücü çok geniş insanlarda olabilen sıradan bir olaydır anormal birşey değil, ne cin ne başka varlıklar hicbiri kullanılmıyor çocukluğumdan beri ara ara rüyamı kontrol edebiliyorum bir nevi rüya farkındalığı rem uykusu esnasında beyin alfa moduna girdiği anda rüyada olduğunu fark edip hislerin ve hayal gücü ile kontrol etmekten başka birşey değil.

  2. Sayın Hoca’nın söylediklerine katılmakla beraber; ötenezya’nın geçmişi 1906, ABD’ye uzanıyor ancak günümüzde Küreselciler’in amaçları için yeniden ve the Great Reset’e uygun fırınlanıyor.
    Çıkış amacı o denli şeytani değildi; “sebze” olarak, gittikçe acılar içinde benliği kemiren amansız hastalığı son nefese dek bir işkence olarak sürdürmek ve yoğun bakımda kablolara takılı, ilaç tekelleri ‘Big Pharma’ soygununa istemeden hizmet etmektense, insan ve yaşam onuruyla, onu sonlandırmaya cesaretle karar verebilmeyi saygıyla karşılarım.
    Günümüzde; son günlerini yaşadığı kesin olanların yoğun bakımda, “tedavi” yalanıyla para için, günlerce eziyet çektirilmesine son verilmeli, hasta kendi iradesi, onu kullanamıyorsa, vasiyeti gereği ölümünü seçebilmeli. “Allah verdi, Ben ona teslim ediyorum” olmalı.
    Nenem; “Allah; 2 gün yatak, 3. gün toprak nasip etsin” derdi, çok haklıydı!

  3. Nisa Suresi 120.Ayet: (Şeytân) Onlara söz verir, umut verir, halbuki şeytânın onlara verdiği söz, gurur (aldanış) dan başka bir şey değildir. 121.Ayet: İşte onların varacağı yer cehennemdir. Ondan kaçacak bir yer de bulamayacaklardır.

  4. sunucu beyde cok iyi seviyoruz ama ozellikle dilipak hocamizi hic kesmese cok daha hos olur. ses farklilasinca dikkatimizde dagiliyor. yapici bir yorum olsun diye yaziyorum. ikiside cok degerli

  5. KAPAK'taki mesaj ile "Bundan sonra kalabalıklar için dünya yaşanmaz bir hale geleceğinden çok acı çekeceksiniz ve bu yüzden acısız bir şekilde ölüm isteyeceksiniz , biz de size bu konuda yardımcı olacağız" demek isteniyor sanırım.

  6. Şeytanın yuvası merkezi AZERBAYCAN… Odlar diyari. Şeytanı güç orani kendine seçim etmiştir. Hatta polislerin uniformasina bile şah mat damalari vurmuşlar, simgeler. her tarafda piramitler.

  7. Ötenazi kelimesi ürkütücü geldiğinden olsa gerek ismini "onurlu ölüm" şeklinde değiştirmişler. Bu kişisel bir tercih olabilir mi sorusundan hareketle, konu yine kapitalist sağlık sektörüne yöneliyor ve bariz bir manipülasyon yapıyorlar. Kişinin ölümcül bir hastalığı olabilir yahut bedensel engeli de olsa neticede bu kişinin kaliteli sağlık hizmetine ne derece ulaşıp ulaşamadığıyla ilgili durum ötenazi tercihinde önemli bir unsur. Devletler, sağlık hizmetleri harcamalarına artık bütçe ayırmak istemiyor. Yaşlı nüfusu da kendilerine gerek emeklilik giderleri gerekse sağlık giderleri açısından külfet gördükleri için işi kısa yoldan çözme yoluna gidiyorlar. Özetle bizi uğraştırmayın, onurlu ölüm dedikleri intiharı tercih edip kendi icabınıza bakın diyorlar. Covid sahtekarlığı hasebiyle insanların birer hastadan ziyade ticari sağlık sektörü bakımından müşteri olarak görüldüğünün tamamen ayyuka çıktığı bu günlerde, gün geçtikçe sağlık sektörüne duyulan güven azalacak yahut enflasyon sebebiyle yaşanan fiyat artışlarından tedavi ücretleri ciddi artışlar gösterince insanları bu yöne doğru itecekler. Yine covid sürecinde korku psikozuyla toplumun ruhsal sağlığını yüksek oranda bozdukları için ötenazinin depresyonla ilişkisini kullanmış olacaklar. Çünkü depresyon hali kişinin rasyonel tercih yapmasını engeller. Ha bu arada ötenaziye karşı değilim, ama bu konuyu da politize edecekleri aşikâr.

  8. Robert A. Heinlein'in 60 yıllarda yazdığı ve gelecekte geçen 'Yaban Diyarlardaki Yabancı' kitabında, Marsta, Marslilar tarafından büyütülüp dünyaya getirilen bir adam baş kahramandır. O kitapta Kahraman, Marslilar öldüklerinde cesetlerinin arkadaşları tarafından yenerek, ölmüş kişinin bilgelik ve sağlığını elde ettiklerinden bahseder. Kendisi için de bu çok doğal bir şeydir. Kitap yazıldığı dönemde sansür yemiş ama hippilik akımına da büyük ölçüde ilham olmuştur. Gözden kaçan bir kitap olduğunu düşünüyorum çünkü ayrıca bu kitapta büyük merkezi bir tek otorite dünyayı yönetir. Devasa şehirler ve hastaneler vardır. Gerçek et neredeyse insanlar için lükstür, onun yerine vitamin haplari veya yapay olan yiyecekler vardır. Şimdi insan cesetlerinden faydalanmak deyince hem Cesur Yeni Dünya kitabı hem de bu bahsettiğim kitap geliyor akla. Kaldı ki insan eti üreten çiftliklerden bahseden yeni kitaplar yazılıyor, oyunlar ve filmler yapılıyor.

  9. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
    Bakara suresi 28. Ayet

    Sizler cansız iken size O hayat verdiği halde Allah’ı nasıl inkâr edebiliyorsunuz? Sonra sizi öldürecek, sonra diriltecek, sonra O’na götürüleceksiniz.

    ALLAH KALBİNİZE GÖRE VERSİN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu